Göğüs küçültme ameliyat metodları genel olarak göğüs başının beslenmesi ya da kanlanması temeline dayanmaktadır. Yani göğüs küçültme için kullanılan cerrahi teknikler, göğüs başı ve halkasının damar sinir ve süt kanalları bağlantısının korunmasına dayanmaktadır.

Bu korunma bir doku sapı üzerinden yapılmaktadır. Yani göğüs başı ve halkası bağlı olduğu bir kısım göğüs dokusundan ayrılmadan korunmaktadır. Zaten göğüs küçültme oranı da bu sapın büyüklüğüne ve hacmine bağlıdır.

Bu sap büyük olursa, küçülme daha az olabilir. Hem küçülme miktarının hem de göğüs başını besleyen sapın büyüklüğünün oranı çok önem kazanmaktadır.

Yakın bir geçmişe kadar uyguladığımız McKissock yönteminde göğüs başı halkası kova sapı şeklinde hazırlanıyordu. Bu yöntemde göğüs başı alt kısmı süt kanallarının tümünün kesilmesi gerekiyordu.

Günümüzde ise kullandığım inferior tenikte, göğüs başı ve halkasının bağlı olduğu damar sinir ve süt kanallarının üçte biri kadarı korunabilmektedir. Yine de ameliyat sonrasında emzirme garanti edilemez çünkü süt kanallrının büyük kısmı meme dokusu çıkarılırken mecburen kesilmektedir.

Ameliyat sonrasında meme üzerinde ters T şeklinde bir iz kalmaktadır. Bu izin hangi hastada ne kadar kalacağı önceden bilinemez. İz önceleri pembe renkte iken zamanla azalarak beyazlaşır.